Doğan Yarıcı, 1 Haziran 1967 tarihinde İstanbul’un Beykoz ilçesinde dünyaya geldi. Selime Vardar ve Hasan Yarıcı’nın oğlu olan Yarıcı, ilk ve ortaöğrenimini 1984 yılında İstanbul’da tamamladı. Sanata ve edebiyata olan ilgisi genç yaşlarda başladı. İlk öyküsü “Ama”, 1986 yılında Ankara merkezli Özgürlük dergisinde yayımlandı. Bu öykü, bir uzun yol sürücüsünün bilinç akışını anlatan dikkat çekici bir metin olarak öne çıktı. Doğan Yarıcı’nın yazınsal serüveni, edebiyat çevrelerinde kısa sürede ilgi uyandırdı. Yazarın ilk öykü kitabı Evlâ, 1993 yılında Oğlak Yayınları'nın İlk Yapıtlar Serisi’nden yayımlandı. Hemen ertesi yıl, Kemik adlı ikinci öykü kitabı yine Oğlak Yayınları tarafından basıldı. Kemik Dosyası adıyla bilinen metin, Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü kazandı. 1995 yılında, özel baskıyla yayımlanan şiir kitabı Aşk ve Sair, Şiir Atı Yayıncılık tarafından yayımlandı ve eleştirmen Memet Fuat tarafından övgüyle karşılandı. Kitapta yer alan “Nankör Coğrafya” şiiri, İngilizceye çevrilerek Nar Selection ‘96 antolojisinde yer aldı. Doğan Yarıcı, 1995 sonrasında uzun bir süre kitap yayımlamasa da yazınsal üretimini sürdürdü. Gösteri, Nar, Varlık, Çalıntı, Adam Öykü, Sanat Dünyamız, Sanat Olayı, Kitap-lık gibi önemli dergilerde öykü, şiir ve denemeleri yayımlandı. Ayrıca Cumhuriyet gazetesinde de yazıları yer aldı. On yılı aşkın bir süre emek verdiği Aykırı Sözler Derleme Sözlüğü adlı çalışması internet üzerinden sınırlı şekilde paylaşıldı, ancak kitap olarak basılmadı. 2004 yılında Yapı Kredi Yayınları’nın “Yeni Yazı” dizisinden çıkan Gece Kelebekleri öykü kitabı, yazarın sessizliğini bozduğu önemli bir yapıttı. Bunu, 2007 yılında yayımlanan ilk romanı Kıyıda izledi. Roman, edebiyat çevrelerinden olumlu eleştiriler aldı ve Türk edebiyatının okunması gereken 140 romanı arasında yer aldı. Ardından gelen romanları O Boşluk (2012) ve Her Aşk Gibi Yarım (2013) ile edebi çizgisini sürdürdü. Her Aşk Gibi Yarım, 2014 Ankara Üniversitesi Roman Ödülü’ne layık görüldü. Aynı yıl yayımlanan İs Odası ise öykü türündeki önemli çalışmalarından biri oldu. Yarıcı’nın öykü dili, kısa ve kesik cümleleriyle dikkat çekti. Sayıklar gibi ya da kekeler gibi kurduğu cümlelerle derinlemesine bir anlatım sunan yazar, ayrıntılara verdiği önem ve eşya üzerinden kurduğu anlatımıyla özgün bir öykü evreni yarattı. Yalnızlık, ölüm, cinsellik, sapkınlık gibi temalar eserlerinde öne çıktı. Tiyatro ve sinemaya da ilgi duyan Doğan Yarıcı, 1985-1990 yılları arasında çeşitli tiyatrolarda oyunculuk ve yönetmen yardımcılığı yaptı. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Balina ile Mandalina şiirini sahneye uyarladı ve yönetti. Gogol’ün Burun adlı öyküsünü senaryolaştırdı; bu metin, yönetmen Metin Günay tarafından kısa film olarak çekildi ve Marmara Üniversitesi Kısa Film Yarışması’nda ödül aldı. 1987’den itibaren reklam sektöründe yazarlık ve yaratıcı yönetmenlik yapan Yarıcı, 1992-2007 yılları arasında kurucu ortağı olduğu 3. Kuşak reklam ajansında görev aldı. Daha sonra “Kendi Yayını” ve “Kendi Ajansı” adlı oluşumlarıyla hem yayıncılık hem de reklamcılık alanında faaliyet gösterdi. Eğitmenlik yaparak reklamcılıkla ilgili yazılar yazdı ve sektöre katkıda bulundu. Doğan Yarıcı, edebiyat dünyasına katkıları, özgün anlatımı ve çok yönlü sanatsal ilgisiyle çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri oldu.